Tatlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tatlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2012 Pazartesi

APPLE CRUMBLE - ELMALI KIRINTI


      Şimdilerde şu alışveriş merkezlerinde kokusunun tüm katlara yayıldığı, elmalı tarçınlı tatlıların buram buram tüm alışveriş merkezini kaplayan kokularını duyduktan sonra ''eve gider gitmez elmalı tarçınlı bir şey yapmalıyım'' dedirtiyor bana..:)Eve kendimi atar atmaz, büyük şehir koşturmacasından eğer halim kalırsa kolay olduğu için hemen bir elmalı kırıntı döktürüveriyorum.            
      Bu tarifi 16 yıl önce sakladığım gazete eklerinden birinde görüp hala yapıyorum desem inanmakta güçlük çekersiniz sanırım, ya da en azından sadece şaşırırsınız.Evet, çook eskilerde denmeyecek bir zamanda ama eskilerde, 90' larda, bir gazetenin ''SOFRA'' adlı eki vardı.O sıralar aynı dergi yayın grubu ''TV 'de 7 GONG'' ve ''Blue JEAN'' adlı dergiyi de çıkarıyordu.Zaman ne kadar çabuk geçiyor...
   Sofra dergisinin orta sayfaları ünlülerin mutfak becerilerine ayrılmıştı.Ünlüler derginin formatı gereği mutfağa giriyor, her biri en güzel hangi yemeği yapıyorsa, fotoğraflı anlatımlarla orta sayfada yayınlanıyordu.Bu tariflerden biri, o yılların İngiliz asıllı pop şarkıcısı Suna Yıldızoğlu 'nun ülkesinin geleneksel tatlısı olan Apple Crumble veya dilimizdeki karşılığı elma kırıntısı idi.(Yukarıda fotoğrafı görülen malum nefis tatlı...) Biz Türk 'lerde irmik helvası ne kadar geleneksel ise; İngiliz 'lerde de bu tatlı aynı geleneksellikteymiş.Her İngiliz ailesi bu tatlıyı bilir, özellikle Pazar günleri rosto yemeğinden sonra severek yermiş.İlk yaptığım günden beri, eşimin çok sevdiği ve bazen de bir çocuk gibi sayıklayıp tutturduğu bir tatlı oldu evde.
    Tarifi kadar yapılışı da çok kolay olan Crumble için gerekli malzemeler :
  • 3 orta boy elma
  • 1 paket vanilya
  • yarım su bardağı toz şeker (hamur için)
  • Elmaların üzerine serpmek için, ayrıca bir çorba kaşığı toz şeker ve bir çay kaşığı tarçın
  • 100 gr. Tereyağı (soğuk olacak)
  • 2 su bardağı tam buğday unu
  • bir tutam tuz
  • 3-4 kabuklu ceviz(ayıklanıp elmaların üzerine doğranacak)
  • Üzerini süslemek için istenilen miktarda çiğ badem ve krema.
       Elmaları soyup, ince dilimler halinde yaklaşık 26 cm. 'lik yuvarlak yayvan bir kalıba dizin.Elmalar gelişigüzel de dizilebilir.(orjinal tarifinde elmalar bir tencerede çok az suyla yarı pişmiş bir hal alıncaya kadar pişiriliyor ama ben buna pek de gerek olmadığını ve bu şekliyle daha pratik olacağını düşünüyorum..) Üzerine 1 çorba kaşığı toz şekeri ve tarçını serpiştirin.Kabuğu kırılıp ayıklanmış cevizleri bir bıçakla kıyarak serpiştirin.     
     Ayrı bir kapta toz şekeri, vanilyayı, unu, bir tutam tuzu ve rendelenmiş veya parçalara ayrılmış soğuk tereyağını mikserin hamur karıştırma uçlarıyla düşük ve orta devirde karıştırarak kırıntı haline getirin.Mikser yoksa , parmak uçlarınızla yavaş yavaş, ekmek kırıntısı haline gelene kadar yoğurun.
fırından önce...
          Kırıntı haline getirdiğiniz hamuru elmaların üzerine serpiştire serpiştire, elmaları örtecek şekilde paylaştırın.Elinizle pek bastırmayın.Üzerlerini çiğ bademle süsledikten sonra, fırında 150 derecede  yaklaşık 35-40 dak. üzerleri hafif kızarıncaya kadar pişirin.Sıcak olarak üzerine pudra şekeri serperek ve kremayla servis edin.
        Bu tatlıyı vişne ile,  şeftali veya kayısı ile, veya orman meyveleri ile de yapabilir değişik lezzetler oluşturabilirsiniz.


fırından sonra...
ve mutlu son...:)




29 Ocak 2012 Pazar


MOZAİK veya PİRAMİT PASTA(6-8 Kişilik)



Malzemeler :

100-120 gr. tereyağı,
1 su bardağı süt,
Yarım su bardağı toz şeker,
İstenirse yarım poşet vanilya,
2-3 yemek kaşığı Dr.Oetker Gurme Kakao,
1 yemek kaşığı dolusu Nesquik,
1 yumurta sarısı (sütle çok iyi çırpılmış şekilde)
1 yumurta beyazı (ayrı bir kapta kar gibi çırpılmış)
1 yemek kaşığı Nutella
Aldığı kadar çifte kavrulmuş Petit Beurre bisküvi (yaklaşık 1 paketten biraz fazla),
İstenirse kedidili bisküvi de doğranabilir.


         Süt ve beraberinde çırpılmış  yumurta sarısı, tereyağı, toz şeker, vanilya, nesquik orta boy bir tencerede kısık ateşte karıştırılarak bir taşım kaynayıncaya dek pişirilir.Ocaktan alınıp ılınınca, nutella ve mikserin yüksek devrinde kar haline getirilmiş yumurta akı eklenir.Buzdolabında soğuduktan sonra bisküviler ve kedidilleri kırılıp doğranır, bu aşamayı krema soğuduktan sonra yapıyorum çünkü bisküviler gereğinden fazla yumuşamıyorlar.İsteğe göre kırık çikolata da ilave edebilirsiniz.Ortaboy buzdolabı poşetine doldurup piramit veya silindir şekli vererek buzlukta 3-4 saatte dondurabilirsiniz.




        Pastayı derin dondurucuya koymadan önce, fotoğrafta görülen bambu servislerden yararlanıp,  rulo yaparak ve yuvarlayarak kolay şekil verebilirsiniz.








  




 






    Gördüğünüz gibi malzemesi bol bir mozaik pasta ama gözünüzde sakın büyümesin.Bir yemeği yenilebilir kılan ve lezzetinden vazgeçilemez yapan, malzemenin niteliği ve niceliğidir.Afiyet olsun.

20 Aralık 2011 Salı

     ANNE AŞURESİ


       Belki çoğunuz adının neden ''Anne Aşuresi'' olduğunu tahmin edersiniz.Eşimin annesinin aşuresiyle bire bir benzer lezzette bu aşure.Ama size adını böyle yazmamdaki niyetin asıl  sebebinden bahsedeyim.Bir gün küçük kızımla evimizdeki hole bir boy aynası almıştık.Hatta aynayı gördüğüm günden beri almayı kafama koymuş ve arabaya nasıl sığdırırız diye düşünmeden koca aynayı, bir yolunu bulup arabamıza sığdırıp anne - kız eve getirmiştik.Getirmiştik getirmesine de, asıl bunu duvara nasıl astıracaktık..?Oturduğum sitenin elektrikçisinden bu konuda yardım aldım.Usta kısa sürede aynamızı duvara monte etti ama o an yanımda bozuk yoktu ustaya verecek, sonra vermeyi teklif etsem de bunun için para kabul etmeyeceğini söyleyince, ben de sabah yapmış olduğum hala ılık olan aşuremden ikram etmeyi teklif ettim, seve seve kabul etti.İlk kaşığı yudumlar yudumlamaz, ''aynı annemin aşuresi bu..!..'' dedi.Ona o an için o lezzeti tattırabilmek, birine annesini küçücük bir yudumda hatırlatabilmek de beni mutlu etti..
    Bir başka hikaye ise; annesi Samsun 'da kendisi İstanbul ' da yaşayan, apartmanımdaki arkadaşıma aşuremi vermek üzere telefon açtığımda, kendisinin sporda olduğunu on dakikaya kadar geleceğini duyunca, spordan gelir gelmez müsait olmayabilir diye aşuremi bir poşetle kapısına astım.Alır almaz önce teşekkür telefonu açtı, aradan beş dakika geçmedi yine telefonum çaldı..:)..''işte ilk yudumu tattı ve arıyor ..''...dedim..:))yanılmamıştım.
-Şebnem..!!Anne aşuresi olmuş bu..!...deyince, bir süre güldük.. bendeki keyfi tahmin edin...

    Bu iki küçük hikayeden sonra annemizin aşuresinin lezzetini bir an evvel yakalamak için malzemelere ve yapılışına geçelim mi artık..?


Malzemeler :  
250 gr. buğday
1 su bardağı kuru fasulye
1 su bardağı nohut
5-6 kuru incir
70-100 gr yaklaşık bir avuç kuru üzüm
7-8 kuru kayısı
1 bütün portakal
1 bütün elma
2-3 karanfil tanesi
10-12 su bardağı su
2 su bardağı süt
2,5 su bardağı toz şeker
1 silme çay kaşığı tuz.


Yapılışı : 

      Bir gün önceden buğdayı, nohutu, fasulyeyi sıcak suda bekletin.Eğer bu işi iki güne yayarak yaparsanız aşure külfet olmaktan çıkar.Kuru meyveleri de bir iki saat önceden normal ısıdaki suda bekletin.Buğdayı düdüklü tencerede 10 su bardağı su ile 18 dakikaya ayarlayın pişsin.Nohut ve fasulyeleri de ister düdüklü tencerede ayrı ayrı ister ufak bir tencerede yine sıcak su ile ayrı ayrı pişirin.Nohutların kabuklarını ayıklayın.Hepsini yaklaşık 5 lt. 'lik bir tencerede birbiriyle karıştırın.diğer 2 su bardağı suyu ve 2 su bardağı sütü de ekleyin.Suda bekletilmiş ve yumuşamış kuru meyveleri süzüp, kayısı ve inciri bir kesme tahtasında küp küp doğrayıp, üzümlerle birlikte tencereye katın.Kabuğu soyulmuş ve minik küpler halinde doğranmış elmayı, yine kabuğu ince soyulmuş ve küp küp doğranmış portakalı ekleyin.2-3 karanfil tanesi atın veya 8-10 karanfilin üst kısımlarını ufalayıp ekleyin.Yaklaşık 40-45 dakika karıştırarak pişirdikten sonra  şekeri ve tuzu ekleyip, 30 dak. kadar daha karıştırarak pişirin.Şekerini mutlaka en son aşamada ekleyin çünkü, kuru meyveler de piştikçe şekerini salacağından, sonunda  fazlasıyla tatlı olabilir, sizi yanıltabilir.Meyvelerin de şekerini özümsemesini bekledikten sonra  toz şekeri damak tadınıza göre eklemelisiniz.Eğer size çok sulu görünüyorsa, bir su bardağı suda 1-2 çorba kaşığı mısır nişastasını eriterek karışıma ekleyin, bir iki taşım daha kaynatın.Sıcak sıcak kaselere boşaltıp soğumaya bırakın.Üzerlerini isteğe göre yine kuru meyvelerle, tarçın,fındık ve ceviz parçalarıyla süsleyebilirsiniz.
Afiyet olsun.

6 Eylül 2011 Salı

 UN HELVASI




         Annelerimizin o özlediğimiz lezzetine ne dersiniz?Kıyır kıyır sıcak un helvasını tutturabilmek sanıldığı kadar zor değil...

 

Malzemeler :

2 su bardağı elenmiş un,(iki su bardağından biri tam buğday olabilir..)
125 gr. hakiki tuzsuz tereyağ ve 1 çorba kaşığı sızma z.yağı,
1 su bardağına yakın toz şeker,
1 su bardağı su ve süt karışımı + bir çimdik tuz
25-30 gr. yaklaşık 1 türk kahvesi fincanı dolusu dolmalık fıstık.





          Yapılışı :

         Elenmiş unu, tereyağını, ve zeytinyağı çelik bir tencerede fıstıklarla birlikte tahta bir kaşıkla, önce harlı ardından kısık ateşte  sürekli karıştırarak kavurun.Kavruk un kokusu gelip rengi de karamel rengini alınca önceden, şekerli ve bir çimdik tuz ile, su ve süt karışımını en son ilave edin.Çok az daha karıştırıp, ocaktan alın ve biraz ılınınca çok da soğumadan kaşık yardımıyla alarak elinizde sıkıştırarak servis tabağına dizin.Bu un helvası biraz katı ve kıyır kıyır oluyor ama daha yumuşak bir helva arzu ederseniz su ve süt ayarını biraz daha arttırabilirsiniz, örneğin 1,5 su bardağı sıvı olacak şekilde.Bu helvayı, yıllar önce yediğim ve tadını unutamadığım bir Kars helvasından esinlenerek bu kıvamda yapıyorum.Kırık fındıklarla, hakiki tereyağı ile ve saatlerce kısık ateşte kavurularak yapılan sert Kars helvasının da tadı hiç bir şeye benzemiyor.Bir kere yemiş bulunmamdan ötürü, her ne kadar pek bulunmayan bir helva türü olsa da bu un helvasında nedense ona yakın lezzeti hissediyorum.Bir gün Kars helvasından da yapmaya cüret edeceğim...:)
Afiyet olsun.