20 Aralık 2011 Salı

     ANNE AŞURESİ


       Belki çoğunuz adının neden ''Anne Aşuresi'' olduğunu tahmin edersiniz.Eşimin annesinin aşuresiyle bire bir benzer lezzette bu aşure.Ama size adını böyle yazmamdaki niyetin asıl  sebebinden bahsedeyim.Bir gün küçük kızımla evimizdeki hole bir boy aynası almıştık.Hatta aynayı gördüğüm günden beri almayı kafama koymuş ve arabaya nasıl sığdırırız diye düşünmeden koca aynayı, bir yolunu bulup arabamıza sığdırıp anne - kız eve getirmiştik.Getirmiştik getirmesine de, asıl bunu duvara nasıl astıracaktık..?Oturduğum sitenin elektrikçisinden bu konuda yardım aldım.Usta kısa sürede aynamızı duvara monte etti ama o an yanımda bozuk yoktu ustaya verecek, sonra vermeyi teklif etsem de bunun için para kabul etmeyeceğini söyleyince, ben de sabah yapmış olduğum hala ılık olan aşuremden ikram etmeyi teklif ettim, seve seve kabul etti.İlk kaşığı yudumlar yudumlamaz, ''aynı annemin aşuresi bu..!..'' dedi.Ona o an için o lezzeti tattırabilmek, birine annesini küçücük bir yudumda hatırlatabilmek de beni mutlu etti..
    Bir başka hikaye ise; annesi Samsun 'da kendisi İstanbul ' da yaşayan, apartmanımdaki arkadaşıma aşuremi vermek üzere telefon açtığımda, kendisinin sporda olduğunu on dakikaya kadar geleceğini duyunca, spordan gelir gelmez müsait olmayabilir diye aşuremi bir poşetle kapısına astım.Alır almaz önce teşekkür telefonu açtı, aradan beş dakika geçmedi yine telefonum çaldı..:)..''işte ilk yudumu tattı ve arıyor ..''...dedim..:))yanılmamıştım.
-Şebnem..!!Anne aşuresi olmuş bu..!...deyince, bir süre güldük.. bendeki keyfi tahmin edin...

    Bu iki küçük hikayeden sonra annemizin aşuresinin lezzetini bir an evvel yakalamak için malzemelere ve yapılışına geçelim mi artık..?


Malzemeler :  
250 gr. buğday
1 su bardağı kuru fasulye
1 su bardağı nohut
5-6 kuru incir
70-100 gr yaklaşık bir avuç kuru üzüm
7-8 kuru kayısı
1 bütün portakal
1 bütün elma
2-3 karanfil tanesi
10-12 su bardağı su
2 su bardağı süt
2,5 su bardağı toz şeker
1 silme çay kaşığı tuz.


Yapılışı : 

      Bir gün önceden buğdayı, nohutu, fasulyeyi sıcak suda bekletin.Eğer bu işi iki güne yayarak yaparsanız aşure külfet olmaktan çıkar.Kuru meyveleri de bir iki saat önceden normal ısıdaki suda bekletin.Buğdayı düdüklü tencerede 10 su bardağı su ile 18 dakikaya ayarlayın pişsin.Nohut ve fasulyeleri de ister düdüklü tencerede ayrı ayrı ister ufak bir tencerede yine sıcak su ile ayrı ayrı pişirin.Nohutların kabuklarını ayıklayın.Hepsini yaklaşık 5 lt. 'lik bir tencerede birbiriyle karıştırın.diğer 2 su bardağı suyu ve 2 su bardağı sütü de ekleyin.Suda bekletilmiş ve yumuşamış kuru meyveleri süzüp, kayısı ve inciri bir kesme tahtasında küp küp doğrayıp, üzümlerle birlikte tencereye katın.Kabuğu soyulmuş ve minik küpler halinde doğranmış elmayı, yine kabuğu ince soyulmuş ve küp küp doğranmış portakalı ekleyin.2-3 karanfil tanesi atın veya 8-10 karanfilin üst kısımlarını ufalayıp ekleyin.Yaklaşık 40-45 dakika karıştırarak pişirdikten sonra  şekeri ve tuzu ekleyip, 30 dak. kadar daha karıştırarak pişirin.Şekerini mutlaka en son aşamada ekleyin çünkü, kuru meyveler de piştikçe şekerini salacağından, sonunda  fazlasıyla tatlı olabilir, sizi yanıltabilir.Meyvelerin de şekerini özümsemesini bekledikten sonra  toz şekeri damak tadınıza göre eklemelisiniz.Eğer size çok sulu görünüyorsa, bir su bardağı suda 1-2 çorba kaşığı mısır nişastasını eriterek karışıma ekleyin, bir iki taşım daha kaynatın.Sıcak sıcak kaselere boşaltıp soğumaya bırakın.Üzerlerini isteğe göre yine kuru meyvelerle, tarçın,fındık ve ceviz parçalarıyla süsleyebilirsiniz.
Afiyet olsun.

6 Eylül 2011 Salı

 UN HELVASI




         Annelerimizin o özlediğimiz lezzetine ne dersiniz?Kıyır kıyır sıcak un helvasını tutturabilmek sanıldığı kadar zor değil...

 

Malzemeler :

2 su bardağı elenmiş un,(iki su bardağından biri tam buğday olabilir..)
125 gr. hakiki tuzsuz tereyağ ve 1 çorba kaşığı sızma z.yağı,
1 su bardağına yakın toz şeker,
1 su bardağı su ve süt karışımı + bir çimdik tuz
25-30 gr. yaklaşık 1 türk kahvesi fincanı dolusu dolmalık fıstık.





          Yapılışı :

         Elenmiş unu, tereyağını, ve zeytinyağı çelik bir tencerede fıstıklarla birlikte tahta bir kaşıkla, önce harlı ardından kısık ateşte  sürekli karıştırarak kavurun.Kavruk un kokusu gelip rengi de karamel rengini alınca önceden, şekerli ve bir çimdik tuz ile, su ve süt karışımını en son ilave edin.Çok az daha karıştırıp, ocaktan alın ve biraz ılınınca çok da soğumadan kaşık yardımıyla alarak elinizde sıkıştırarak servis tabağına dizin.Bu un helvası biraz katı ve kıyır kıyır oluyor ama daha yumuşak bir helva arzu ederseniz su ve süt ayarını biraz daha arttırabilirsiniz, örneğin 1,5 su bardağı sıvı olacak şekilde.Bu helvayı, yıllar önce yediğim ve tadını unutamadığım bir Kars helvasından esinlenerek bu kıvamda yapıyorum.Kırık fındıklarla, hakiki tereyağı ile ve saatlerce kısık ateşte kavurularak yapılan sert Kars helvasının da tadı hiç bir şeye benzemiyor.Bir kere yemiş bulunmamdan ötürü, her ne kadar pek bulunmayan bir helva türü olsa da bu un helvasında nedense ona yakın lezzeti hissediyorum.Bir gün Kars helvasından da yapmaya cüret edeceğim...:)
Afiyet olsun.

EVDE TARHANA YAPIMI

Malzemeler :

2 kg. Kırmızı tatlı biber(Fırında közlenmiş ve kabuğu soyulup ayıklanmış.)
1,5 kg. Mevsimlik domates(kabukları soyulmuş ve robottan geçirilmiş.)
1,5 su bardağı dolusu Öncü tatlı biber salçası
1,5 kg. Süzme yoğurt(benim tercihim evde kendi yaptığım yoğurttan süzme yoğurt elde edilerek yapılanı ama her zaman bulunama sa da Sütaş süzme yoğurt,750 gr.'lık iki kutu olabilir...)
3 kutu 150 'şer gr.lık, Ekici İtalyan tipi Lor, veya 500 gr. manyas loru,
1 çorba kaşığı iyotsuz tuz(iyotlu sofra tuzuyla da denedim gayet güzel oldu..)
2-3 çorba kaşığı tepeleme eski tarhana, mayalamak için.
4-5 orta boy kuru soğan
5 kg. Söke un (veya 4 kg. Söke un + 1 kg. kadar tam buğday unu)

    Robottan geçirilmiş biberleri ve domatesleri, biber salçasını büyük bir tencerede karıştırarak iyice pişirin.Soğuyunca içine tuzu, yoğurtları, maya olarak ekleyeceğiniz eski tarhanayı, robottan geçirilmiş soğanları ekleyin.Mikserin hamur karıştırma uçlarıyla iyice birbirine karıştırın.2 kg. kadar un ekleyin, yine karıştırın.Ekmek hamuru gibi olduğunda, geniş bir kapta üzerine bir bez örtüp mayalanmaya bırakın.5-7 gün sonra hafif ekşimsi bir kokuyla mayalanacak.Mayalanma, havadaki neme ve hava sıcaklığına göre değişebiliyor, ben gündüz hava 28-30 dereceyken ve akşam ise 22-23 dereceyken hazırladım, 7 gün de mayaladım.
        
       Mayalandıkça azar azar un ekleyin ve karıştırın.Yine 5-7 gün sonra kalan bütün unu ekleyin ve yoğurun.Kullanacağınız kap, kabarmasını da göze alırsak, taşmayacak derinlik ve genişlikte olmalı.1 gün daha beklettikten sonra, unlaya unlaya parçalar koparıp,ince biftek parçaları gibi, havadar bir yerde serili sofra bezine yayın, kurudukça çevirin.1 gün sonra yavaş yavaş kenarlardan kurumaya başlayacak.Kurumaya başlayan kenarları koparıp ufalamaya başlayın.Kuruyan yerlerini çok da kuruyup sertleşmeden bir yandan ufalayın ki elleriniz zarar görmesin.Üzerleri kurudukça rengi açıklaşacak, kokusu hafifleyecek.Eğer bu işlemi güneş almayan bir yerde yaparsanız tarhananın kokusu ağır olur.
      
     2. ve 3. günü de ufalamaya devam edin.Ben ufaladığım tarhanaları kevgirden geçirdim.Kalan iri parçaları ise robottan geçirebilirsiniz.Çok sertleşen bir tarhanayı robottan geçirmeye kalkarsanız, robotun motoru yanabilir ki benim başıma iki kez geldi.Unutmayın ki hala nemliler, blenderden veya kevgirden geçirdikten sonra, un ufak edilmiş haliyle hepsini kalın temiz bir sofra bezinde toplayıp beze yayın.Bez kalın olmazsa ince tozlar bezden alta geçip, evde kötü kokuya sebep olabilir, sofra bezinin altına gazete yayabilirsiniz, ama mümkünse açık alanda yapın. Arada bir alt üst edip harmanlayıp, bu halde açık havada güneşte 1 hafta daha kurutun.Kurudukça kokusu güzelleşecek.
Ben kurutma işlemini, balkonda çamaşırlığıma mandallarla gerdiğim bir sofra bezinde yapıyorum, hem alttan hem de üstten hava almış olduğundan kuruması kolaylaşıyor.
Kuruduğunda yaklaşık 9-10 kg. çıkıyor.

        Kendi tarhanamı yapmaya ilk başladığımda, kızım bebekti ve daha yeni çorbalara geçmiştik.Başka çorba içmiyordu, tarhanayı pek bir sevmişti.O günden beri her yaz tarhana yaparım.Taze mis kokulu,(..ki bazıları kokusundan hiç hoşlanmaz ama ben bu kokuya bayılıyorum...)olmazsa olmazımız oldu bu tarhana..:)
      Kendi yapacağınız taze tarhanadan yapılmış çorbanın tadını aldıktan sonra başka tarhana beğenemez olacağınıza eminim.Şimdiden kolay gelsin....

Not: Tarhana hamuru hazırlarken  maya olarak yaş maya değil de, mutlaka geçmiş seneden bir kaç kaşık  tarhana kullanın, tarhana kendi başına ekşiyeceği zaman daha da lezzetli olur.





28 Şubat 2011 Pazartesi



DOĞAL BİTKİ ÇAYI


 Malzemeler:

Bir avuç yerli elma kurusu
Bir avuç tane kuşburnu(yeni mahsul olursa daha lezzetli olur......)
Bir tutam ıhlamur
Bir bütün taze elma (kabuğu soyulmuş ve ufak ufak doğranmış)
Yarım ayva (kabuğu soyulmuş ve rendelenmiş)
4 çay bardağı kadar kaynamış içmesuyu



Elma kuruları yıkanıp ufak ufak doğranır.Kuşburnu da yıkanıp bölünür veya bıçakla doğranır.Diğer tüm malzemeler de demlikteki kaynar suya eklenir ve bir beze sarılı 10 dak. kadar demlemeye bırakılır.Fotoğraftaki gibi bir kafetiyer edinirseniz işiniz daha da pratikleşir.Kafetiyeri bir beze sarılı demlemeye bıraktıktan sonra pres yapıp, pratik bir şekilde bardaklara servis yapabilirsiniz.Ben bazen rezene de katıyorum, tercihe göre karanfil veya tarçın çubukları da katılabilir.Kuşburnunun tazesini Ağustos -Eylül gibi bulmak mümkün..

     Kışın vazgeçilmez çaylarınızdan biri olacağına eminim.Özellikle hasta olduğunuzda hiç üşenmeden yapacağınız bir bitki çayı.Hiç üşenmeden diyorum çünkü hastayken ne kadar iyi geleceğini gördükten sonra yapmaya üşenmeyeceksiniz.Özellikle kuşburnunun içeriğindeki C Vitamini portakalınkinden çok daha fazla.Çocuklara özellikle öneririm.Hasta olmamanız dileğimle, keyifli içimler...

27 Şubat 2011 Pazar

KARIŞIK FRAMBUAZ ve BÖĞÜRTLEN REÇELİ


Malzemeler :

450 gr. Frosty dondurulmuş Frambuaz
450 gr. Frosty dondurulmuş Böğürtlen
2 su bardağı toz şeker
Bir kaç damla limon suyu veya bir mercimek tanesi kadar limontuzu.

Orta boy bir tencerede her iki meyveyi de tozşekerle birlikte bir kaç saat bekletin, hem çözülsün hem de şekerler biraz erisin.Kısık ateşte 1-1,5 saat kadar, kapağı yarım açık kaynayacak.En son bir kaç damla limonsuyu sıkıp yarım saat daha kısık ateşte kaynatın.Ocaktan alıp, kavanoza aktarabilirsiniz.

Bu meyvelere, yabanmersini gibi  başka meyveler de ekleyebilir, orman meyveli karışık reçel  yapabilirsiniz.

Bu reçeli fotoğrafta görüldüğü üzere, sütlü bir tatlının üzerine ince bir tabaka yayıp, leziz bir tatlı elde edebilir, ayrıca cheesecake üzerine de doğal meyveli sos olarak kullanabilirsiniz.Afiyet olsun....

31 Ocak 2011 Pazartesi


SICAK ŞARAP

    Denemek için aldığınız bir şarabı evde açtınız ve beğenmediniz ise, işte size beğenmediğiniz şarabı enfes bir lezzete dönüştürecek müthiş tarif...Özellikle İtalyan şarabıyla daha güzel olacağı söylenir ama ben kıyamam..
Herhangi ucuz kırmızı sek şarapla da sıcacık ve soğuk algınlıklarında iyileştirici özellikteki bu enfes içeceği fazla uğraşmadan kendiniz hazırlayabilirsiniz.Yalnız markette şarabın ucuzunu aldıktan sonra kasaya gelene kadar ki o tuhaf hissi anlatamam..Kendinizi şarapçı zannedebilirsiniz veya zannedebilirler.Yani o kadar şarapçıyım ki, ucuzunu hüpleteceğim az sonra..:)
   İtalya 'da beş yıl yaşamış bir arkadaşımın sıcak şarapla ilgili bir ansını da paylaşmak isterim;  ev arkadaşlarıyla birlikte yaşadığı evde, her hasta olduklarında , bu durumdan haberdar olan yaşlı karşı komşusunun sıcak şarap hazırlayıp, kapılarına gelip ikram ettiğini anlatırdı ve boğaz ağrılarına ne kadar iyi geldiğinden bahsetmişti.Ben de hasta olduğumda denediğimde içindeki onca baharatın bileşimiyle, şurubumsu kıvamıyla müthiş faydasını hissettim.
   Davetlerinizde peynir tabağıyla ve alternatif kanepelerle de sunabilirsiniz.Ama kaynama noktasına gelmeden ısıtmaya dikkat edin.Çok ısınır veya kaynarsa alkolü uçar geriye sadece şekerli bir karışım kalır.
Afiyet olsun......

Malzemeler :

*1 şişe kırmızı şarap, mümkünse ucuz olanından..
*1,5 su bardağı su
*Yarım su bardağı toz şeker (isteğe göre arttırılabilir..)
*1  Portakalın kabuğu(acısı alınmış: turuncu yerleri ince soyulup atılacak, beyaz kalan yerleri bu karışıma doğranacak...)
*1Limon kabuğu rendesi, (çok ince bir rendeyle sadece sarı kısımlarından rendelenecek, beyaz yerleri rendelenirse acılık verir..)
*Bir avuç yeni toplanıp kurutulmuş kuşburnu taneleri (doğranacak)
*Bir avuç yerli elma kurusu, doğranacak (organik ürün satan dükkanlarda ve aktarlarda var..)
*1 bütün taze elma, küp küp doğranmış.
*8-10 adet karanfil tanesi
*1 çay kaşığı tarçın
*1 çay kaşığı ucu zencefil

Yapılışı :           
                Önce çelik bir tencerede şarap ve şeker hariç tüm malzemeler ocakta karıştırılarak pişirilir.İçine koyacağınız meyvelerin de, piştikten sonra bırakacağı şeker düşünülerek, şeker en son ve damak tadına göre eklenir.Bir taşım kaynayıp ocaktan alınır ve kapağı kapalı demlenmeye ve ılınmaya bırakılır.1-2 saat sonra ise bir tülbentten süzülür ve en son şarapla karıştırılıp şişelenir.Mantarla şarap arasında mesafe kalmaması ve hava almaması gerek.İstendiğinde cezvede içilecek kadarı ısıtılır.





21 Nisan 2010 Çarşamba

TADINA DOYULAMAYACAK BİR PORTAKAL REÇELİ




 Malzemeler :

*6 portakal
*1 limon kabuğu
*1 elma kabuğu
*1,5 su bardağı toz şeker
*1,5 su bardağı su
*1-2 tane karanfil
*1 pirinç tanesi kadar limontuzu
                                   
          4 portakalın dış kabuğu yandaki fotoğrafta   görüldüğü gibi  bir  domates  soyucusuyla(victorinox), veya bir bıçakla çok ince soyulur.4 portakalın suyu sıkılarak bir kenarda bekletilir.Kalan kabuklar kesme tahtasında ince ince doğranır veya robotta da doğranabilir.Orta boy bir tencerede üzeri örtecek kadar su konur ve  kabuklar ocakta 5 dak. kadar kaynatılarak, acısını suya vermesi sağlanır.Suyunu süzüp döktükten sonra, kabuklar önce 1 su bardağı su ve toz şekerle ocakta kısık ateşte kaynamaya başlatılır.
       Diğer 2 portakalın dış kabuğu da aynı şekilde ince soyulup atılır ve 2 portakalın tamamı da kesme tahtasında küp küp doğranır, tenceredeki pişmekte olan portakal kabuklarına eklenir.1 limonun dış kabuğu da ince soyulduktan sonra  eklenir ama yarım saat pişip de tadını verdikten sonra içinden alınır.(Ben limonun beyaz etli kısmını da ince ince doğradım, kabuğunu ise  aromasını verdikten sonra çıkardım.)

      Elma kabuğunu ise, içeriğinde doğal pektin olduğundan dolayı burada kullanıyoruz.Ayrıca lezzet de veriyor.Elma kabuğu ve karanfil de aynı şekilde bir müddet piştikten sonra içinden alınır.Önceden bir kenarda ayrılan 4 portakalın suyu iki aşamada eklenir.En son yarım su bardağı içme suyu ve limon tuzu da ekleyip yaklaşık 40 dak. kadar orta ve küçük ateşte reçel kıvamını bulana dek pişirilir.

Notlar :

*Reçeller iyi pişirilmediği sürece bozulma riski vardır.
*Reçel yaparken şurubunun mutlaka limon tuzu veya limon suyuyla kestirilmesi gerekir.
*Reçeli ateşten almadan önce içine saf alkol koyarsanız küflenmesini önlemiş olursunuz.
  (1 kg şeker için yarım kahve fincanı veya yarım kg. şeker için 1/4 kahve fincanı alkol..)
*Reçeli uzun süre saklayacaksanız, özellikle ekşi meyveler için sözkonusu, 1 kg. meyveye,      1,5 - 2 kg. şeker konabilir, şayet  çabuk tüketilecekse meyveyle birebir ölçü  şeker konabilir.
*Reçelin kıvamı meyvelerin şeffaflaşmasıyla anlaşılır ve suyundan tadımlık bir tabağa aldığınızda hemen yayılmaz.




12 Nisan 2010 Pazartesi

IZGARA KÖFTE

1 kg. az yağlı dana döş kıyma(isteğe göre sadece 150 gr. kadarı kuzu kıyma katılabilir, ama kuzu kasım-şubat aralığında kokusunun arttığından dolayı pek tavsiye edilmez)
1 yumurta
1 orta boy soğanın suyu(soğan çok ince parçalayıcı rendede rendelenip, süzgeçde kaşıkla ezerek suyu süzülecek.Suyu az çıksa da yeterli geliyor.Soğanın zarları konmadığından, midesi rahatsız olanlara hazmı kolay bir köfte...)
5 silme çay kaşığı tuz.(silme: çay kaşığını doldurduktan sonra bıçağın tersiyle fazlasını üzerinden attıktan sonra kaşıkta geriye kalan kısma denir.)
1 tatlı kaşığı kekik
2 çay kaşığı karabiber
2 çay kaşığı kimyon
1 çay bardağı sızma zeytinyağ
1 çay kaşığı az acılı pulbiber(isteğe göre..)
Bayatlamış yarım ekmek  içi ve ıslatmak için bir çay bardağı kadar su..
7-8 sap kıyılmış maydonoz.
1 çay kaşığı karbonat
   Tüm malzemeler derin bir kapta iyice yoğrulur.(Yaklaşık orta boyda 45-50 adet köfte çıkıyor.Ben bir tepsinin dibine buzdolabı poşeti sererek, köftelere şekil verip diziyorum.derin dondurucuda saklıyorum.Gerektiğinde İzmir köftenin yapımında da burdan alıp kızartıyorum.)
Köftelere elinizde şekil verdikten sonra ister yağsız teflon tavada kapağı kapalı orta ateşte çevirerek, ister ızgarada pişirebilirsiniz.Afiyet olsun.
KEREVİZ ÇORBASI

Malzemeler :

3 orta boy kereviz
1 orta boy havuç
1 orta boy patates
1 tutam kereviz yaprağı
1 tutam maydonoz yaprağı
2,5 - 3 lt kadar tavuksuyu
1 silme çay kaşığı karabiber
Tuz
20 gr.tereyağ veya kullanmıyorsanız, 1 kahve fincanı zeytinyağı..
2 çorba kaşığı çiğ krema
Yarım su bardağı süt

   Kerevizi, havucu, patatesi ister rendeleyebilir ister kesme tahtasında minik küpler halinde doğrayabilirsiniz.Doğranmış kereviz ve maydonoz yapraklarını ve yaklaşık 3 lt. tavuksuyunu da üzerine ekleyip, orta ateşte kaynatın.Teryağını ve unu ayrı bir tencerede
2-3 dak. kavurun, krema ve sütü azar azar eklerken, çırpıcıyla çırparak topaklanmaması için sürekli karıştırın.Karabiberini ve tuzu ekleyin, çorbanın suyundan da ekleme yaparak sulandırın ve  tamamını çorbaya katın.Eğer limon eklemek isterseniz daha önceki çorba tarifimde de belirtiğim gibi yarım limon suyunu sebzeler pişerken eklemelisiniz.
   Bu çorbayı sebzeler piştikten sonra, mikserle çırpıp terbiyesini de ekledikten sonra,
kremalı kereviz çorbanız hazır demektir.Kıtır ekmeklerle de servis edilirse, lezzetine doyum olmaz.

Kıtır ekmek yapımı:

İsteğe bağlı yaklaşık 4-5 adet dilimlenmiş ekmeği bir kesme tahtasında kuşbaşı şeklinde doğrayın.Büyük bir teflon tavada orta ateşte karıştırarak kızartın.Hafif kızarmaya başladığında 1 çorba kaşığı tereyağını ekleyip karıştırarak yağın ekmeklere bulaşmasını sağlayın.Ocaktan alıp bir kasede çorbanın yanında kaşıkla servis edin.

ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR

Malzemeler : 

4-5 adet taze enginar(çok büyük olmamasına dikkat edin, büyük boyları kılçıklı oluyor genelde)
1 orta boy soğan,
1 orta boy havuç,
1 avuç bezelye
1 küçük boy patates,
       Tuz, yarım çay bardağı kadar Sızma zeytinyağı, 1 kesme şeker veya 1 çay kaşığı toz şeker, 1 su bardağı su(kısık ataeşte suyunu fazla çekerse, yarım su bardağı fazladan da eklenebilir.)
      Soğanlar küpler halinde doğranıp, yaklaşık 26-30 cm çapında yayvan bir kapaklı tencerede, yine garnitürlük doğranmış havuçlarla zeytinyağında orta ateşte karıştırılarak biraz kavrulur.Kapağı kapatılarak ve altı kısılarak ara ara karıştırılıp 2-3 dak daha kavrulur.Diğer yandan büyük bir cezvede de bezelyeler taze ise, yaklaşık bir bardak  kadar suda ön haşlama yapılır.(Bezelyeler konserve ise buna gerek yok, ama konserve bezelyeleri iyice sudan geçirmeniz yararlı olur)Haşlanmış bezelyeler de kısık ateşteki garnitüre katılır.Damak tadına göre tuz ve şeker eklenir.Suyunu da ekledikten sonra, kapağı kapatılıp 2-3 dak daha birlikte pişirilir.Garnitürler kenara itilerek enginarlara yer açılır, enginarlar yerleştirildikten sonra, pişmiş olan garnitürler kaşıkla enginarların üzerine paylaştırılır.En son garnitür doğranmış patates de üzerlerine paylaştırılır(Patates bu şekilde yemeğin buharıyla pişeceğinden daha lezzetli oluyor)Kapağı kapalı kısık ateşte 20- 25 dak. pişirilir.Eğer suyunu çekerse, yarım su bardağı su daha eklenir.Servis tabağına alındıktan sonra, dereotu ile süslenip,çok az sızma zeytinyağı gezdirilir.Afiyet olsun. 

 

Not: Mart Nisan ayları enginarın tam zamanı olmakla birlikte, önce Kıbrıs enginarı çıkar, 10-15 gün sonrasında onu Adana yörelerinden gelen enginar takip eder.Ağustos sonlarına kadar bulması artık zor olmakla birlikte, Adapazarı enginarlarına rastlanır.. Ben enginar seçerken en ufaklarını veya orta boylarını seçmeye çalışırım, kılçık riskini en aza indirmek için.